ULAŞAMADIĞINIZ ŞEYİ KÖTÜLEMEYİN ! (YOKSA İMANINIZ TEHLİKEYE GİREBİLİR)

Eğer ibadetlerimizle gündelik hayatımızda Allah'ı (cc) defalarca hatırımıza getirmezsek, ahirete bakan işlerimiz azalırsa ahirete olan inancımız da azalabilir bu yüzden bu konunun üzerine titremeliyiz.

ULAŞAMADIĞINIZ ŞEYİ KÖTÜLEMEYİN ! (YOKSA İMANINIZ TEHLİKEYE GİREBİLİR)

Ulaşamadığımız şeyleri kötülediğimiz olmuştur değil mi ? Mesela telli bir defter alacak oluruz para yetmeyince "Zaten telli defterler de yırtılıyormuş, bozuluyormuş" deriz. veya bir bilgisayar almak isteriz alamayınca zaten alsaydım şöyle olurdu böyle olurdu vs deriz bu örnekler çoğaltılabilir ama en önemlisi bu durumu ahiret için de kullanmamamız gerektiğini bilmeliyiz.

Mesela ahiret için ibadetlerimiz yeteri kadar iyi değildir, farz olan 5 vakit namazımızı kılamamışızdır, haram olan sevgilimiz vardır ve daha Allah'ın razı olmadığı bir çok kötü amelimiz vardır. Vardır, var olmasına da...

Bu durum bize ahireti inkar ettirmemeli veya herhangi bir şüphe vermemeli... Çünkü şöyle bir hakikat var: Eğer ahirete inanır da ona göre amel etmezsek fasık (günahkar)bir mü'min olarak Allah'ın(cc) huzuruna geliriz. Yok eğer iman etmezsek, amelimiz ne kadar iyi de olsa dünyanın en ahlaklı en iyi kişisi de olsak kafir olarak Allah'ın huzuruna çıkarız. 

Birinci seçenekte günahlarımız bitesiye kadar azap çekeriz, sonrasında ebedi cennete gideriz. 

İkinci seçenekte Allah korusun ebedî cehennem azabını çekeriz. 

Bu yüzden imanımızın gitmesinden veya azalmasından öyle korkmalıyız ki hiçbir korku bu korkunun üzerine geçememeli.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ise Sözler isimli eserinde bu durum hakkında şöyle diyor

"Evet, durub-u emsaldendir ki, bir dünya güzeli, bir zaman kendine meftun olmuş âdi bir adamı huzurundan tard eder. O adam kendine teselli vermek için, "Tuh, ne kadar çirkindir!" der, o güzelin güzelliğini nefyeder. Hem bir vakit bir ayı, gayet tatlı bir üzüm asması altına girer, üzümleri yemek ister. Koparmaya eli yetişmez, asmaya da çıkamaz. Kendi kendine teselli vermek için, kendi lisanıyla "Ekşidir" der, gümler gider."