SOSYOLOJİ NEDİR ?

SOSYOLOJİ NEDİR ?

SOSYOLOJİ NEDİR ?

     Hiç merak ettiniz mi, günümüzün gençliği ile onların anne ve babalarının gençken sahip oldukları değerler arasındaki farkları? Neden kadınlar toplumda erkeklere göre daha geri plandadırlar? Neden aile, içinde yaşadıklarımız, toplumda son derece önemlidir? Neden günümüzün aile yapısı geçmişin aile yapısından oldukça farklıdır? Neden boşanmalar artıyor?

Neden aşk evlikleri geleneksel toplumlarda yaygın değildi? Neden farklı gelir gruplarından gelen gençler, bir çok bakımdan farklı değerlere sahiptirler? Şimdiki ailenizde değil de çölde bir bedevi ailesinde büyümüş olsaydınız, acaba şu anda nasıl bir birey olurdunuz? Ya da kendinizi Nepal'de çobanlık yapan bir ailenin üyesi olarak hayal edin. Henüz bir yaşınıza girmeden sizi çocuğu olmayan bir Kraliyet Ailesi'nin evlatlık edindiğini düşünün. Nasıl bir hayatınız olurdu? Aslında bunlara benzer sorular sormaya başladığınızda "amatör sosyoloji" yapmaya da başladınız demektir.

SOSYOLOJİ VE SAĞDUYU

  Sosyoloji, sıkça vurgulandığı şekilde insan dünyası hakkında düşünme biçimidir. Ancak aynı dünya hakkında başka şekillerde de düşünme söz konusudur. Öteki yollar arasında sağduyu özel bir yer işgal eder. Sağduyu; dağınık,sistematik olmayan, genelde bağlantıları belirsiz, söze dökülmeyen bilgidir. Sosyolojik bilgiyi oluşturan hemen her şey, sıradan insanların normal günlük hayatlarında yaşadıkları şeylerdir. Sosyoloji sağduyudan farklı olarak kalıplaşmış ilişkiler üzerinde durur ve toplumsal değişmeyi sağduyudan farklı olarak daha geniş bir perspektiften inceler.

Sağduyu, daha çok bizim geçmiş deneyimlerimize dayanır ve mevcut bilgilerimiz toplumsal algımızı çok büyük ölçüde etkiler. Bu konuda şöyle bir eski bilmece mevcuttur: Bir adam ve oğlu otomobil kazası yapar. Kazada baba ölür. Çocuk hızla hastaneye kaldırılır. Ameliyatı yapacak doktor gelir ve çocuğa bakarak, "ben bu ameliyatı yapamam, bu benim oğlum" der. Bu ameliyatı yapamayacağını söyleyen doktor kimdir? Bir çok insan, ameliyatı yapan doktorun erkek olması gerektiği konusunda koşullandığı için, cevap bulmakta zorlanmaktadır. Elbette doktor çocuğun annesidir.

    Sosyoloji, sağduyudan farklı olarak, bilimin vasfı olduğu kabul edilen sorumlu konuşmanın katı kurallarına kendini uydurmaya gayret eder. Buna göre sosyologlardan beklenen, mevcut kanıtlarla desteklenmiş önermeler ile ancak geçici, sınanmış bir tahmin statüsüne hak kazandırabilecek önermeler arasında herkesin görebileceği ve anlayabileceği ayrımlar yapmaya özen göstermesidir. Sosyologlar, en çok gönül verdikleri inançlar bile olsa, yalnızca kendi inançlarından kaynaklanan fikirleri, bilimin genelde saygın otoritesini taşıyan sınanmış olgular olarak göstermekten sakinacaklardır. En azından prensipte, sosyolojik araştırmaların tarafsız olması beklenmektedir.

SOSYOLOJİ BİZE NE KAZANDIRIR?

      İyi bir sosyoloji eğitimi almış birey, toplumsal hayat hakkında eleştirel düşünmeyi/ sorgulamayı öğrenir. Sosyolojik hayal gücü insanlara günlük bakışın ötesine geçiş imkanı sağlar, Toplumsal ve kültürel ilişkiler hakkında farkındalığımızı artırır. Duygularımızın keskinleşip, gözlerimizin daha çok açılmasına yardımcı olur. Daha önce görmediğimiz insanlık durumlarını keşfedebiliriz. Bauman'ın ifadesiyle sosyolojik düşünmek, baskıcı bir dünyayı esnekleştirir, bize dünyanın şimdi olduğundan farklı bir dünya olabileceğini gösterir. Sosyolojik düşünme sanatını öğrenen insan daha az manüpile edilebilir. Sosyoloji; çevremizdeki insanları, onların hasletlerini, düşlerini, kaygılarını ve acılarını daha iyi anlamamızı sağlar. Empati yeteneğini güçlendirir. Öteki toplumlar ve gruplar hakkında bilgimizi artırır. Korku ve zıtlaşma yerine, hoşgörüye teşvik eder.