Çıkmaz sokak 3. Bölüm

Mehmet in tatlı heyeceni bu bölümde çember daralıyor heyecan artıyor inşallah ileri zamanlarda desteklerini ile daha da güçlenecek olan hikaye sizi çok deeinler çekecek

Çıkmaz sokak 3. Bölüm

Mehmet dünyanın en mutlu insanı olarak karakola doğru yürüyordu bir yandangeleceğe yönelik hayaller bir yandan yakalanan katil ile sanki omuzunda yük falan kalmamıştı dilinde yeniden doğan bir umut türküsü ile elini cebine atarak bir sigara aldı ağzına hemen etrafına bakarak karşıdan gelen birisine yaklaşarak

Mehmet-birader ya sana zahmet ateşini verir misin be

Karşıdan gelen adaminda ateşi olmadığı için elindeki sigarayı uzattı Mehmet sigarasını tuttuşturup eliyle eyvallah dercesine bir hareket yaptı ve yürümeye devam etti sigarasindan derin bir nefes alarak karakoldan içeri girerken nöbetçi polislere takıldı polisler kendi aralarında Allah bozmasın keyfi yerinde Mehmet komserimizin diyerek yerlerine geçtiler Mehmet merdiveerden çift çift atlayarak girdi karakoldan içeri hemen karşıdaki Kamil i görüp daha davranmayan iki çay aldı ve Cevdet amirin odasına girdi ve sinsi bir şekilde 

Mehmet- afedersiniz polis bey ama ben Cevdet konseri arıyorum ama odası burada dediler yanlış mı geldim 

Cevdet- oooo Mehmet bey merhaba buyrun buyrun bizde sizi bekliyorduk ama kusura bakmayın kırmızı halıyı unuttuk afedersiniz artık 

Mehmet bir yandan aldığı poğaça yi ve çayı masaya koyarken bir yandan da

Mehmet aşkolsun amirim ya ne var şunun şurasında yarım saat geç kaldık yani e tabi sizde haklısınız yani benim gibi cevval benim gibi atak bir konserin yarım saati demek bütün işlerin durması demek haklısınız amirim birdaha olmaz

Cevdet-oglum ne yarım saati lan ne yarım saati öğlen oldu neredeyse  neyse ben evrakları hazırladım adli tıp kurumundan da evraklar tamam bugün bu iş biecek 

Mehmet bir yandan çayını içerken bir yandan da

Mehmet- tabi tabi amirim zaten itirafta var zanlıdan yana zorluk çıkmadı herşey ortada a bir de kamera kayıtları da  o da örtüşüyor tek el enseden vuruyor kamera kayıtlarindada amirim insan hayatı en son ne zaman bu kadar ucuz oldu ya bilemiyorum vallahi

Cevdet de çayını içerken

Cevdet- her halde Osmanlı döneminde olmuştur çünkü o dönem dünyanın her yerinde savaş vardı malum 

Mehmet-amirim o döneminde geçmiştir vallahi her gün her gün bu ne ya o sırada evraklar tamamlandı ve bir polsi memurunu çağırarak evrakları polise verip muduriyete götürmesini istedi 

Mehmet amirim bu arada cumartesi günü aslıyı istemem gidiyoruz bana lazimsiniz bilginiz olsun 

Cevdet- haaaa şimdi anlaşıldı senin bu keyfin bu neşen hadi bakalım alla tamamına erdirsin artık bir yastıkta diyelim ha 

Mehmet- inşallah amirim ya çok heyecanlıyım vallahi ne yapsam acaba ne giysem bilmiyorum ne giyeyim amirim sizce 

Cevdet- Mehmet bence böyle bembeyaz bir takım at üstüne birde kırmızı bir gömlek böyle göğüslerini açarsın böyle kılları çıkarırsın bir de yumurta topuk ayakkabı offf süper olur vallahi hahahah 

Mehmet - of amirim ya size soranda kabahat yani biz neyin derdindeyiz sen neyin derdindesiniz hahahha 

Neyse sen yengeye haber verirsin cumartesi akşam saat 8 de adresi yazarım sanna tamam Mehmet efendi hadi bakalım tatlı telaşlar bunlar sıkma canını ben senin yanındayım her zaman cumartesi ola hayrola 

İkisi de odadan keyifli bir şekilde odadan Çıktılar