Bunu Kendinize Yapmayın...

Unutmak kadar zor bir duygu yoktur bazen hayatımızda. Her şeyi arkamızda bırakıp yolumuza devam etmeye çalışmak herseye üzülerek ağlamaktan daha zor gelir. Peki neden böyle hissederiz ? Gelin hep beraber okuyalım.

Bunu Kendinize Yapmayın...

Ne kadar güzel söylemiş Nazım Hikmet: "Gitmek sadece bir eylemdir, unutmak ise kocaman bir devrim." Bazen kendimizden vazgeçeriz, sevdiğimiz yiyeceklerden, kıyafetlerden,  hobilerimizden veya birçok şeyden ama sadece ondan vazgeçmeyiz sevdiğimiz insandan...

Bu sefer oldu tamam deriz hep kendi içimizde, bu sefer artık bitti onunla ilgilenmeyeceğim, düşünmeyeceğim ama sadece kendimizi kandırırız. Peki neden unutamıyoruz ? Neyi unutamıyoruz? Aslında çok basit bir cevabı var bu sorunun çünkü unutmak istemiyoruz. Yaşadıklarımızı, anılarımızı, onunla geçirdiğimiz vakitleri veya onun tek bir gülümsemesini bile...

İnsanlar birbirleriyle tanışırlar, konuşurlar zamanla anlaşarak beraber güzel vakit geçirirler fakat en ufak bir sorunda ardına bakmadan kaçarlar. Hani artık klasikleşmiş bir soru vardır ya " Gidene mi zor yoksa kalana mı ?" Ben bu soruya ikisinede cevabını vermek istiyorum. Giden insan her zaman arkasında kendini de bırakarak gider peki kalan ? O ise yarım kalır sadece...

O kadar yorulursunuz ki bazen "Keşke hafızamı bir anda silebilsem ve bütün her şeyi unutabilsem" dersiniz. Fakat bu sadece sizin elinizde olan bir şey.  

Mazoşist kelimesinin anlamını biliyor musunuz ? Kısaca açıklarsak eğer, kendine acı cektirmekten haz almak demektir. Ne kadar saçma geliyor ilk başta değil mi. Bazı insanlar için bu çok farkli bir hazdır. 

Mutsuz ve bazı olumsuz anıları saklamaya çalışan insanlar her zaman bu duygunun arkasına saklanmayı tercih ederler. Bir insanı aslında unutamadığımız için değil, unutmak istemediğimiz için unutamayız. Onu düşünmek, onun için üzülmek bize acı çektirir. Duygusal şarkılar dinler bazen tek bir söz için saatlerce hüzünleniriz çünkü kendimize acı çektirmek hoşumuza gider. Aslında en önemlisi  geçmişten kendimizi koparamazsak geleceğe dair asla adım atamayız. Ne zaman ki gerçekten  kendimize bunu yapmamamız gerektiğini  anladığımız zaman unutmaya çalışırız. 

Bu sefer ise her şey için artık çok geçtir...