Ahh Kıskançlık Ahh...

Kıskançlık duygumuz gerçekten karşımızdaki insanı önemsediğimiz veya sevdiğimiz için mi olur yoksa farklı sebeplerden dolayı mı gelin beraber bu konuya değinelim.

Ahh Kıskançlık Ahh...

Gerçekten bir insanı sevdiğimiz için mi kıskanırız, Yoksa içimizdeki egomuzu tatmin etmek için mi ?

Kıskançlık artık günümüz ilişkilerinin başrolünde oynayan bir duygu. "Hayır, onunla konuşmanı istemiyorum ! O kız kim ? O adam bir daha senin yanından geçmeyecek !" gibi bir sürü üçüncü kişileri katarak çıkarılan kavgalar bu duygunun örneğidir.

Peki sizce bu tarz kavgalar gerçekten karşımızdaki kişinin bizi sevdiği için veya önemsediği için çıkarılan kavgalar mıdır ? Birçoğunuzun " Seven insan kıskanır " sözünü söylediğini duyar gibiyim. Hayır, bu söz benim için her zaman mantıksız gelmiştir. Seven insan sevdiğinin özel hayatına her zaman saygı duyar. Çünkü sevmek bunu gerektirir. 

Birbirine karşılıklı güvenmeyi, saygı duymayı, onun hakkında kararlar vermemeyi gerektirir. Kıskanılmak çok özel bir duygu gibi hissettirse de, karşımızdaki  insanın bize olan saygısını ve kendimize olan saygımızın sınırlarını aşar. Reşit bir birey olarak kesinlikle karşınızdaki insan kim olursa olsun sizin özgürlüğünüzü sınırlamasına izin vermeyin.

Kıskançlık bir sevgi belirtisi değildir, kıskançlık karşınızdaki kişinin egosunu tatmin etmesini sağlayan bir duygudur. 

Buna kendin için izin verme...