Merhaba Uzaylılar

Evet anlıyorum bu kelime size biraz tuhaf hissettiriyor olabilir ama kabullenin artık biz dünyadayız! Dünya da uzayda yani Bizler hem dünyalı hem de uzaylıyız... Nasıl mı gelin açıklayayım!

Merhaba Uzaylılar

Önceleri dünyanın düz olduğunu sanıyorduk.

Asırlar sonra dünyanın düz olmadığını öğrendik.

Asırlar sonra yeni icatlar geliştirdik. Başkalarının sesini alıp kabloların içinden bize getiren cihazlar yaptık.

Aya ve diğer gezegenlere gitmeye heveslendik. Bazılarına göre gittik bile. Henüz gitmediysek bile en kötü ihtimalle 100-200 seneye kadar gideriz. Ya da 1000 sene sonra.

İlk astronatlar gider.

Onda birkaç yüzyıl sonra başka astronatlar.

Ondan sonra diğer bilim adamları.

Sonra insanlar.

Üç-beş bin yıllık süre içinde tüm insanlar bu yene gezegene gitmiş olur.

Yani gezegenler arası göç…

Mümkün mü? Mümkün.

İşte biz de bu dünyaya bu yöntemle gelmiş olabiliriz.

STEPHEN HAWKİNG BİZİ UYARDI

Cesaret kelimesi bu bağlamda uzaylıların sesini çıkarmaktan korktuğu anlamına geliyor: Biz insanlar ve galaksideki diğer uygarlıklardan çekindikleri için sinyal göndermiyorlar. Uzaylıların neden bizden korktuğunu ise asıl bizim uzaylılardan korkmamız gerektiğini söyleyen Stephen Hawking izah ediyor.

14 Mart 2018’de aramızdan ayrılan teorik fizikçi Hawking ve çılgın girişimci Elon Musk, bizi uzaylılar konusunda defalarca uyardı ve özetle dediler ki evrene sesimizi duyurursak işgalci uzaylıların dikkatini çekebiliriz. Uzaya zaten kontrolsüz radyo sinyalleri gönderiyoruz. Biz insanlar Kuzey Amerika yerlilerinin ülkesini işgal ettik. Madem öyle uzaylılar neden bizden farklı olsunlar?

Ancak, bu konuda en ciddi uyarıyı astrofizikçi Carl Sagan yapmış ve uzaya çanak antenle sinyal göndermenin tehlikeli olduğunu söylemişti: “Bu uygulama son derece aptalca ve çocukça. Garip ve belirsizliklerle dolu kozmosa adım atan biz en yeni çocukların uzun bir süre boyunca uzayı sakince dinlemesi ve anlamadığımız, hiç bilmediğimiz bir ormanda bağırmaya başlamadan önce, evren hakkında sabırla bilgi edinerek notlarımızı karşılaştırmamız gerekir.”