Bir Öğrencinin Gözünden Uzaktan Eğitim

Türkiye de uzaktan eğitim nasıl işliyor? Öğrenciler bu durumdan nasıl etkileniyor? Bir üniversite öğrencisinin de duygularına yer verdiğimiz bu yazıda farkındalık oluşturmak istiyoruz.

Bir Öğrencinin Gözünden Uzaktan Eğitim

 Pandemi nedeniyle ülkemiz uzaktan eğitim ile tanıştı. Peki öğrenciler bu durumdan nasıl etkilendi? Üniversite 1.sınıf öğrencisinin bu durumdan nasıl etkilendiğini hep birlikte görelim.


 Bu sene üniversiteye başlayan öğrenciler yıllardır hayalini kurduğu bölümlere, okullara yerleştiler. Sınava hazırlandıkları süre boyunca üniversiteye geç rahat edeceksin dendi. Ve bunun üzerine hayaller kuruldu. Fakat ne yazık ki Covid19 onları da vurdu. Sınava hazırlandıkları masa başında bu kez üniversiteli oldular. Neyin içinde olduğunu anlamadan bir yola kapıldılar. İlk kez tanıştıkları fakat sadece ekrandan gördükleri hocaları onlara seslendi. Hiç görmedikleri arkadaşları oldu. Ve şimdi o öğrencilerden birini dinleyelim.

  " Tıp fakültesi 1.sınıf öğrencisiyim. Hayalini kurduğum üniversite hayatım evin aynı odasında aynı masa başında başladı. Bu süreçte derslerin zorluğu bir yana derslere adapte olmakta çok zorlandım. Derslerin akış hızına yetişemiyordum, bir hoca geliyor slaytını okuyor ve bende öylece ekrana bakıyordum. Anlamadığım latince, ingilizce karışık kelimeler içeren cümleler iyice gözümü korkutmaya başlamıştı. Üstelik bu süreçte kendimi çok yalnız hissediyordum. Dersleri ertelemeye başladım, günler geçti ve ilk sınav zamanı geldi. Derslerimi derste anlamadığım için her şey birikmişti. Stresten uyuyamamaya başladım. Çok mutsuzdum. Sadece okul açılsın istiyordum. Biraz zaman geçtikten sonra hiç tanımadığım ama aynı duyguları paylaştığım enerjimin uyuştuğu insanlarla konuşmaya başladım ve ben yeni bir kavram ile tanıştım 'online arkadaşlık'. Birbirini hiç görmeyen ama aralarında güzel bir bağ oluşan arkadaşlık kurdum. Bu süreçte yalnız olmadığımı fark ettim. Zaman geçtikçe derslerin içeriği değişti konular yoğunlaştı. Uzaktan öğrenmekte çok zorlandığım eğitimlerle karşı karşıya kaldım. Sınavlara gelirsek, puanların arttığı ama öğrenmenin azaldığı bir dönemdeyiz. Durum böyle olunca bunu düzelttiğini sanan eğitimciler sınavları tamamen ezbere dayalı bilgi ölçmeyen, sadece öğrenciyi zorlayan bir formata dönüştürdüler. Her yönden baskı altına alınan biz öğrenciler yoğun stres altındayız. Ve ülkede değer verilen son şeyin eğitim olduğunu görmek gelecekten yana umudumuzu kaybettiriyor. Uçsuz bucaksız bir karanlığa bakıp tutunacak yer arıyorum. Psikolojik yıpranmanın yanında fiziksel olarak da güçsüzleştim. Sabah masa başına oturuyorum akşam ders bitene kadar... Hiçbir hareket yok, kaslarımın zayıfladığın hissediyorum. Dik oturduğum masadan kambur kalkıyorum. Bel ağrılarım oluşmaya başladı. Duruş bozuklukları, kilo alımı gibi birçok sorunla karşı karşıyayım."

  Yapılan araştırmalara göre bu süreçte öğrenciler içe kapanık olmaya başladı. İletişim kurma ve paylaşma becerilerinde azalmalar görüldü. İlgilerinde azalma, isteksizlik, dikkat eksikliği gibi birçok sorunlar görülmekte. Her yaştan insan için çeşitli sorunlar olduğunu biliyoruz. Bu noktada eğitimde yapılan ve düzeltilmesi elzem olan sorunlar bulunmaktadır. Öğrencilerin de fikirleri alınarak yapıcı adımlar atılmalıdır. İçinde bulunduğumuz durumdan minumum zararla kurtulmak büyük bir önem teşkil etmektedir.